Endosonografi ya da diğer adıyla endoskopik ultrasonografi, endoskopi ile ultrasonografinin tek bir alette birleştirilmiş halidir. Endoskopi, yemek borusu, mide ve bağırsakları incelemeye yarayan esnek özellikte kablo şeklinde bir alettir. Ultrasonografi ise yüksek frekanslı ses dalgaları sayesinde yemek borusu, mide, böbrek, karaciğer, safra kesesi, pankreas, rahim ve yumurtalıklar gibi organların görüntülenmesini sağlayan bir cihazdır.
Endosonografi, endoskopide olduğu gibi sindirim sisteminin içini göstermekte, ancak ondan farklı olarak sindirim sisteminin submukoza, seroza ve kas tabakası gibi dış katmanlarını ve etrafında bulunan lenf bezleri gibi komşu organları da incelemeye imkân sağlamaktadır.
Endoskopik ultrasonografi ile organların iç kısmına girildiğinden görüntüler çok daha yakından ve detaylı bir şekilde alınır. Ancak klasik ultrasonografi yöntemi ise deri üzerinden yapılır, görüntüler çok daha uzaktan elde edilir ve bu yüzden daha az detay verir.
Endosonografi işlemi öncesinde aspirin, kumadin gibi kan sulandırıcı ilaçlar ya da pıhtılaşmayı bozan ilaçlar işlemden 5-7 gün önce kesilmesi gerekir.
Endosonografi, rektum ya da makat kanseri hastalarında ameliyat sonrası nüks açısından takipte, ameliyat öncesi ışın tedavisi uygulanan hastalarda tümör çapındaki küçülmenin araştırılması, rektum etrafında bulunan prostat, mesane ve vajina gibi komşu organlarda kanser tutulumunun incelenmesi ve tümörün evresinin belirlenmesinde kullanılmaktadır.
Makat fistülünün tanısı, sınıflandırılması ve fistülün makat kasları ile olan ilişkisinin anlaşılmasında da kullanılır. Makat apsesinin tanısı, sınıflandırılması ve boşaltılması işlemlerinde kullanılabilir. Kalın bağırsağın tamamının alınmasını gerektiren ülseratif kolit hastalarında, ameliyat sonrası dönemde makat kaslarını değerlendirmek amacıyla kullanılır. Gaz ve dışkı kaçıran hastalarda makat kaslarının kalınlığını değerlendirmek amacıyla da endosonografi kullanılmaktadır.
Sorunuz mu Var?
Kısa bir not bırakın, e-posta ile dönüş yapalım.
Soru sor